Yol Nasıl Yazılır?
"Yol" nasıl yazılır, TDK imla kılavuzundaki yazılışı şu şekildedir.
✓ Doğru Yazılışı: yol
Yol TDK Sözlük Anlamı Nedir?
yol (isim)
- Anlamı:
- Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
- Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
- Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
- İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
- Yolculuk.
- Gidiş çabukluğu, hız.
- Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
- Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
- Uzun çizgi.
- (mecaz) Gaye, uğur, maksat.
- (mecaz) Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem.
- (halk ağzında) Kez, defa.
- Birleşik Sözler:
- yol ağzı
- yol ayrımı
- yol azığı
- yol bel
- yol boyu
- yol erkân
- yol evladı
- yolgeçen hanı
- yol halısı
- yol haritası
- yol işareti
- yolkesen
- yol kilimi
- yol parası
- yol uğrağı
- yol üstü
- yol yol
- yol yordam
- yol yorgunu
- yolu açık
- açısal yol
- altı yol
- ana yol
- bir yol
- çakıl yol
- çıkar yol
- doğru yol
- dört yol
- dört yol ağzı
- ekspres yol
- kaçamak yol
- köprü yol
- kötü yol
- orta yol
- otoyol
- stabilize yol
- tahsisli yol
- tam yol
- tek yönlü yol
- uzun yol sürücüsü
- uzun yol şoförü
- yan yol
- deniz yolu ulaşımı
- hava yolu ulaşımı
- gözü yolda
- o yolda
- kısa yoldan
- ayakyolu
- bisiklet yolu
- boru yolu
- cin yolu
- çevre yolu
- çıkış yolu
- çözüm yolu
- dağ yolu
- demir yolu
- deniz yolu
- döl yolu
- geçim yolu
- Gökyolu
- Hacılaryolu
- Hacıyolu
- hak yolu
- Harezmi yolu
- hava yolu
- kara yolu
- keçi yolu
- koşu yolu
- Samanyolu
- seğirdim yolu
- ses yolu
- sıçan yolu
- sidik yolu
- suyolu
- su yolu
- yargı yolu
- yaya yolu
- Örnek Metin:
- Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
- Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
- Celal Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür. H. Taner
- Atasözler ve Deyimler:
- yola çıkmak
- yol açmak
- yola dizilmek
- yola düzülmek
- yola gelmek
- yola getirmek
- yola gitmek
- yola koyulmak
- yol almak
- yol aramak
- yola revan olmak
- yola (veya yollara) düşmek
- yola vurmak
- yola yatmak
- yol bulmak
- yol çizmek
- yolda kalmak
- yoldan çevirmek
- yoldan çıkmak
- yoldan kalmak
- yol etmek
- yol gitmek
- yol görünmek
- yol göstermek
- yol gözlemek
- yol iz bilmek
- yol kesmek
- yollara (veya sokaklara) dökülmek
- yolları ayrılmak
- yolları tutmak
- yol şaşmak
- yol tepmek
- yol tutmak
- yolu açmak
- yolu almak
- yolu düşmek
- ... yoluna
- yoluna bakmak
- yoluna baş koymak
- yoluna can (veya canını) vermek
- yoluna çıkmak
- yolun açık olsun
- yoluna girmek
- yoluna koymak
- yoluna sapmak
- yolunda gitmek
- yolundan kalmak
- yolunu beklemek (veya gözlemek)
- yolunu bilmek
- yolunu bulmak
- yolunu değiştirmek
- yolunu kaybetmek
- yolunu kesmek
- yolunu sapıtmak
- yolunu şaşırmak
- yolunu tutmak
- yolunu yapmak
- yol vermek
- yol vurmak
- yol yakınken
- yol yapmak
- yol yürümek
Terimin farklı anlamlarını keşfetmek için türkçe sözlük, türkçe ingilizce sözlük, terimler sözlüğü, eş anlamlılar ve mitoloji sözlüğüne göz atabilirsin.
