Açık Nasıl Yazılır?
"Açık" nasıl yazılır, TDK imla kılavuzundaki yazılışı şu şekildedir.
✓ Doğru Yazılışı: açık, -ğı
Açık TDK Sözlük Anlamı Nedir?
açık (sıfat)
- Anlamı:
- Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
- Engelsiz.
- Örtüsüz, çıplak.
- Boş.
- Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
- Aralığı çok.
- Çalışır durumda olan
- Kolay anlaşılır, vazıh
- Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen.
- Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
- Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı
- Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.).
- Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
- (zarf) Doğru olarak, açıkça
- (isim) Bir gereksinimin karşılanamaması durumu.
- (isim) Belli bir yerin biraz uzağı.
- Birleşik Sözler:
- açık açık
- açık ağıl
- açıkağız
- açık ağızlı
- açık alan
- açık artırma
- açık bilet
- açık bono
- açık bölge
- açık büfe
- açık celse
- açık ciro
- açık çek
- açık deniz
- açık devre
- açık dolaşım sistemi
- açık durum
- açık duruşma
- açık düşme
- açık eksiltme
- açık elli
- açık fikirli
- açık görüş
- açıkgöz
- açık gri
- açık hava
- açık hava müzesi
- açık hece
- açık hesap
- açık imza
- açık işletme
- açık kahverengi
- açık kalp ameliyatı
- açık kalpli
- açık kapı politikası
- açık kapı siyaseti
- açık kart
- açık kestane
- açık kırmızı
- açık kredi
- açık liman
- açık lise
- açık maaşı
- açık mavi
- açık mektup
- açık ordugâh
- açık oturum
- açık oy
- açık öğretim
- açık önerme
- açık pazar
- açık pembe
- açık piyasa
- açık poliçe
- açık raf
- açık rejim
- açık saçık
- açık sarı
- açık sayım
- açık seçik
- açık senet
- açık sözlü
- açık şehir
- açık taşıt
- açık teşekkür
- açık tohumlular
- açık tribün
- açık yara
- açık yeşil
- açık yürekli
- açık zaman
- ağzı açık
- bahtı açık
- başı açık
- eli açık
- gözü açık
- kapısı açık
- sağ açık
- sofrası açık
- sol açık
- uğuru açık
- yarı açık cezaevi
- yolu açık
- açığa alınma
- açığa alma
- bütçe açığı
- dış ticaret açığı
- Örnek Metin:
- Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
- Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
- Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
- ... her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o. T. Buğra
- Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu. Ö. Seyfettin
- Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır. B. Necatigil
- İnsan mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi? M. Yesarî
- Atasözler ve Deyimler:
- açığa çıkarılmak
- açığa çıkarmak
- açığa çıkmak
- açığa vurmak
- açığı çıkmak
- açığını kapamak
- açığını kapatmak
- açık alınla
- açık düşmek
- açık kapamak
- açık kapı bırakmak
- açık konuşmak
- açık olmak
- açık söylemek
- açıkta bırakmak
- açıkta kalmak (veya olmak)
- açık tutmak
- açık vermek
- açık yürekle
Terimin farklı anlamlarını keşfetmek için türkçe sözlük, türkçe ingilizce sözlük, terimler sözlüğü, eş anlamlılar ve mitoloji sözlüğüne göz atabilirsin.
